|


Tarihte büyük
bir yeri olan 'at', Türkler için çok daha fazla anlam ifade eder. İnsanlık
tarihi atı bir spor ve savaş aracı olarak yıllarca kullanmıştır. Türk tarihinin
tüm dönemlerinde at, günümüzde de olduğu gibi Türk Ulusu'nun sevgi, güven ve
ilgisini toplamış; Kutsal olarak görülmüş, saygınlık kazanmış, sanattan
edebiyata, müziğe kadar geniş yer almıştır. 'At'ın Türkler tarafından MÖ 6.
yüzyıllarda evcilleştirilmesiyle kurulan bu bağı; 'Kuş kanatsız, Türk atsız
olmaz' sözü çok güzel anlatırEski Türkler'e ait at kültürü ile ilgili bulgular
bugün çeşitli müzelerde sergilenmektedir: Orta Asya'da Yenisey Bölgesi'nde
kayalar üzerine yapılmış at resimleri ve çok eski dönemlere ait mezarlardan
çıkan eşyaların üzerinde süsleme sanatı olarak at figürlerine rastlanmaktadır.
'12 Hayvanlı Türk Takvimi'nde de 'At Yılı' yer alırken, Türkler bir çeşit
'bayrak ve erk' simgesi olarak at kuyruğundan yapılma tuğlar kullandılar.
Tuğların kullanımı Osmanlı'da da sürdü. Anadolu Selçuklu paralarının bir
bölümünde de elinde atlı kargısı olan bir atlı kabartması görülür. Eski Türk
destanları ve efsanelerinde atın ayrı bir yeri vardır: 'Oğuz Destanı' at ile
başlar. 'Dede Korkut'ta at, insanla özdeşleşmiştir. Cirit Oyunu ise, Türkler'in
en büyük tören ve sportif oyunuydu. 16. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından bir
savaş oyunu olarak kabul edilen cirit, 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve
saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu.
|